Mehmet Yılmaz'dan yazısını eleştiren Ahmet Hakan'a: 'Besleme medyanın maaşa bağlanmış görevlisi'

Mehmet+Y%C4%B1lmaz%E2%80%99dan+yaz%C4%B1s%C4%B1n%C4%B1+ele%C5%9Ftiren+Ahmet+Hakan%E2%80%99a:+%E2%80%99Besleme+medyan%C4%B1n+maa%C5%9Fa+ba%C4%9Flanm%C4%B1%C5%9F+g%C3%B6revlisi%E2%80%99

t24 yazarı Mehmet Yılmaz, Mahir Ünal'ın etik ve milli olarak tanımladığı hesaplarla ilgili yazısından dolayı kendisini eleştiren Ahmet Hakan'a yeni bir köşe yazısıyla cevap verdi.

t24 internet sitesi yazarlarından Mehmet Yılmaz, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal hakkındaki yazısı nedeniyle bugünkü köşesinden kendisini eleştiren Ahmet Hakan'a cevap verdi.
 
Mehmet Yılmaz, Mahir Ünal'ın sosyal medyada etik kurallara uyma simgesi olarak gösterdiği yeşil daire ve milli hesap anlamına gelen bayraklı bazı hesapların iktidara muhalif ünlü kadınlara dair mesajları eleştirirken şu satırlara yer vermişti:
 
Mahir Ünal’ın günlük hayatını çok merak ediyorum. Bunu merak etmemin nedeni Mahir Bey’in, kadın politikacı ve gazetecilere ağır hakaretler yağdıran bazı sosyal medya hesaplarını "etik kurallara uyan milli hesaplar" olarak tarif etmiş olması. Ve aslına bakarsanız "Mahir Ünal" ismi altında tanımlanmış bir birey olarak sadece Mahir Bey’inkini değil, iktidardaki koalisyonun bütün yöneticilerinin özel hayatlarında nasıl tipler olduğunu merak ediyorum.
 
Yani merak ettiğim adını ve soyadını bildiğimiz gerçek bir kişi değil aslında.
 
Daha çok bir arketip!
 
Mesela karılarını dövüyorlar mı? Çocuklarına karşı nasıl bir tutum içindeler? Kız çocukları ile oğlan çocukları arasında fark gözetiyorlar mı? Komşuları ile ilişkileri nasıl? Karşı cinse nasıl davranıyorlar? Bir kadın ile tanıştıklarında akıllarından ilk geçen ne oluyor? Haksızlıklar karşısında susarak "dilsiz şeytan" olmayı eleştirirler mi? Elde ettikleri pozisyonu kaybetmek pahasına itiraz etme kudretine sahipler mi?
 
Bunları merak etmemin nedeni toplumu sarsan (hepsini sarsmadığını da biliyoruz, en azından bir bölümünü sarsan diyeyim, daha doğru sanırım) olaylar karşısında dut yemiş bülbül rolü oynamaları.
...
 
ABDULKADİR SELVİ'DEN SONRA AHMET HAKAN DA ELEŞTİRDİ!
 
Mehmet Yılmaz'ın bu yazısına Hürriyet yazarı Abdülkadir Selvi'den sonra bir tepki de gazetenin genel yayın yönetmeni Ahmet Hakan'dan geldi. 
 
Ahmet Hakan, bugünkü yazısında; Mehmet Yılmaz'ın yalan söyleyerek, AK Parti camiasını hedef alan, önyargılarla dolu bir yazı yazdığını belirtti.
 
Mehmet Yılmaz'ın muhalifliğin dozunu kaçırdığını ifade eden Ahmet Hakan, "İflah olmaz bir önyargıya esir olmuş" ifadelerini kullanarak şunları yazdı:
 
BAZI muhalif kadınlar, sosyal medyada tehditlere ve tacizlere maruz kaldılar.
Bir internet sitesinde yazılar yazan Mehmet Y. Yılmaz, işte bunun üzerine AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal’ı hedef aldı.
 
*
 
Mehmet Y. Yılmaz’a göre:
 
Güya Mahir Ünal, tehdit ve taciz mesajları yayınlayan sosyal medya hesaplarıyla ilgili olarak “Bunlar etik kurallara uyan milli hesaplardır” demiş.
 
Yahu yok böyle bir şey!
 
Düpedüz yalan bu!
 
Mahir Ünal’ın böyle bir açıklaması olmadı.
 
Tehdit eden, taciz eden hesaplarla ilgili olarak “Bunlar etik kurallara uyan milli hesaplardır” demedi Mahir Ünal.
 
Yalan, uydurma, palavra!
 
*
 
Mehmet Y. Yılmaz, kendi uydurduğu bu yalan üzerine...
 
Mahir Ünal’ın şahsında bütün bir AK Parti camiasını hedef alan baştan sona önyargılarla dolu, çok ayıp, çok rezil, fena halde genelleyici, fena halde saldırgan bir yazı kaleme aldı.
 
“Bunlar kendi aileleri içinde kız çocuklarına nasıl davranıyorlar acaba” falan türü cümleler bile vardı yazısının içinde.
*
 
Peki olay neydi?
 
Olay şuydu:
 
Mahir Ünal, iyi niyetli bir girişimde bulunmuş, sosyal medyaya etik açıdan çekidüzen getirmeye yönelik olarak üzerinde iyi çalışılmış bir ilkeler dizisini kamuoyuna açıklamıştı. Bu ilkelere uyacak olanların da sosyal medya hesaplarının yanına bir yeşil nokta koymasını önermişti. Hesabının önüne hem yeşil nokta koyup hem de etik ilkelere uymayanlarla ilgili olarak da “Bunlar ahlaki bir sorun yaşıyorlar” açıklamasını yapmıştı.
 
*
 
Olay buydu, bundan ibaretti.
 
*
 
İşin tam bu noktasında sorulması gereken asıl soru şudur:
 
Nasıl oluyor da Mehmet Y. Yılmaz gibi bir isim, böylesine kocaman bir palavraya inanabiliyor ve bu palavradan yola çıkarak kendinden gayet emin şekilde fena halde çirkinleşebiliyor?
 
*
 
Çünkü Mehmet Y. Yılmaz, muhalifliğinin dozunu öyle bir kaçırmış durumda ki iflah olmaz bir önyargıya esir olmuş.
 
Bir saniye olsun aklının ucundan şunu geçirmiyor:
 
*
 
“Aklı başında hiç kimse taciz ve tehdit eden hesaplarla ilgili olarak ‘Bunlar etik kurallara uyan milli hesaplar’ tanımlaması yapmaz. Ben şu işin önünü arkasını bir araştırayım. Bu işin içinde galiba bir iş var.”
 
*
 
Tenezzül bile etmiyor böyle bir şeyi aklının ucundan geçirmeye...
 
“Bunlar böyledir zaten” önyargısıyla çirkinlik yapmakta, ayıp etmekte hiçbir sakınca görmüyor.
 
*
 
Türkiye’nin en temel sorunlarından biridir bu:
 
İki taraf var ve iki taraf da birbirine karşı feci derecede önyargılı...
 
Bazıları içinde büyütüyor bu önyargıyı...
 
Bazıları da Mehmet Y. Yılmaz gibi gayet kaba biçimde ifşa ediyor.
 
Mesele budur. Bundan ibarettir.
 
 
MEHMET YILMAZ'DAN AHMET HAKAN'A CEVAP GELDİ!
 
Ahmet Hakan'ın bu yazısına Mehmet Yılmaz'dan da cevap gecikmedi.
 
Mehmet Yılmaz, "Ben soruları Mahir Ünal’a soruyorum, yanıt besleme medyada bu iş için maaşa bağlanmış görevlilerden geliyor" diyerek Hürriyet yazarlarının Mahir Ünal'ı savunmasını eleştirdi.
 
Ahmet Hakan için, "Mahir Bey adına trollük yapmak da görev tanımları içinde" diyen Mehmet Yılmaz, Mahir Ünal'ın söz konusu etik ve milli hesapların çirkin mesajlarına ses çıkarmadığını söyledi.
 
Tekrar Mahir Ünal'a seslenen Mehmet Yılmaz, Ünal'dan bu mesajlara karşı yanıt vermesini istedi ve "Beslemeleri kullanarak, gerçeği çarpıtarak bu işten kurtaramazsınız.Çok basit bir şey yapacaksınız: Bu hesapların “etik kurallara uymadığını” söyleyiniz. Verdikleri mesajların kabul edilemez olduğunu açıklayınız.Beslemelerin gazete köşelerinden uydurduğu palavralar, bu konudaki sorumluluğunuzu ortadan kaldırmaz" dedi.
 
Mehmet Yılmaz yazısının devamında Meltem Demirören'e de seslenerek geçen sene Ekim ayında işine son verilen 45 gazeteciyi hatırlattı ve "Küçücük de olsa bir vicdani sorumluluk hissediyor musunuz? Size gazetecileri işten atmayın diyen yok, istediğinizi hemen atabilirsiniz.Ama kanunen hak edilmiş tazminatlarının üzerine yatmaya çalışmak ayıp olmuyor mu Arkadaşlarınızın, çocuklarınızın yüzüne nasıl bakabiliyorsunuz" ifadelerini kullandı. 
 
Mehmet Yılmaz şunları yazdı:
 
Hürriyet’in yayın müdürü Ahmet Hakan, dün “etik kurallara uyan milli hesaplar” tartışmasıyla birlikte yazdığım “Kötülüğün Sıradanlaşması” ve “Bunlar ‘inançlı’ değil, sıradan tacizci” başlıklı yazılarıma, Mahir Ünal adına yanıt verdi.
 
Yanıt verdi demem lafın gelişi, bildiğin demagoji yaptığı.
 
Okuduğunu anlamadığı da belli oluyor, her iki yazıyı da yeniden buraya koydum, tekrar okumasını öneririm. Tekrarda fayda vardır!
 
İşin ilginci ben soruları Mahir Ünal’a soruyorum, yanıt besleme medyada bu iş için maaşa bağlanmış görevlilerden geliyor.
 
Belli ki Mahir Bey adına trollük yapmak da görev tanımları içinde.
 
Mahir Ünal, bir dizi “etik kural” tarifi yaptı ve yanında yeşil nokta ile bayrak olan hesapları “etik kurallara uyan milli hesaplar” ilan etti.
 
Onun bunu yaptığı günlerde bu özelliklere uyan bazı hesaplardan, bazı kadın siyasetçi, gazeteci ve oyunculara yönelik ağır taciz mesajları paylaşıldı.
 
Mahir Bey, bunlara sesini çıkarmadı.
 
Kusura bakmasın ama hem bazı hesapları “etik ve milli” diye tanımlayacaksın sonra da bu tanımladığın hesaplardan taşan ahlaksızlıklara sesini çıkarmayacaksın, olmaz.
 
Sesinizi çıkarmıyor, açıkça eleştirmiyor, tarif ettiğiniz işaretleri kullanmalarına itiraz etmiyorsanız, siz de o mesajlarda ifade edilen şeylere katılıyorsunuz demektir.
 
Mahir Bey, size bir fırsat daha veriyorum: Etik kurallara uyan milli hesaplardan yapılan bu tacizlere yanıt veriniz.
 
Beslemeleri kullanarak, gerçeği çarpıtarak bu işten kurtaramazsınız.
 
Çok basit bir şey yapacaksınız: Bu hesapların “etik kurallara uymadığını” söyleyiniz.
 
Verdikleri mesajların kabul edilemez olduğunu açıklayınız.
 
Beslemelerin gazete köşelerinden uydurduğu palavralar, bu konudaki sorumluluğunuzu ortadan kaldırmaz.
 
Birileri (ki bu trollerin bazılarının, tıpkı besleme medyadaki tipler gibi maaşlı olduğunu da biliyoruz) sizin temsil ettiğiniz siyasi çizgi adına böyle aşağılık şeyleri yazabiliyor, siz de buna ses çıkarmıyor ve aranıza mesafe koymuyorsanız, bu utanılacak bir şey.
 
Mahir Bey, sorularımı hatırlamıyorsanız yukarıdaki linklerde bulabilirsiniz. Yanıtlarınızı kendiniz veriniz.