Setlerde inşaat malzemeleriyle yüz kalıbı çıkarıyorlar!

Setlerde+in%C5%9Faat+malzemeleriyle+y%C3%BCz+kal%C4%B1b%C4%B1+%C3%A7%C4%B1kar%C4%B1yorlar%21;

‘Hadi hadi yaparsın sen’lerle başlayan gaza getirmeler sonucu kendimi oyuncu olarak ‘Köşk-ü Ammar’ filminin setinde buldum. Yaz aylarına doğru seyirci ile buluşacak filmde kısacık rolüm olmasına rağmen başıma gelmeyen kalmadığından ciddi bir makyaj aşamasından geçtim. Ee gazetecilik ruhu orada da rahat durmuyor. Biz genelde ‘Plastik makyaj’ diyoruz ama ondan öğrendiğim kadarıyla setin ‘Özel efekt makyaj uzmanı’ Beste Candan’a aklıma gelenleri hemen sordum.

Özellikle korku filmlerinde makyaj ne kadar gerçekçiyse inandırıcılık o kadar artıyor ancak ‘Bana 2 dakikada boyayacak gönderecek biri lazım’ diyen yönetmenlerin de inşaat malzemeleriyle yüz kalıbı çıkarmaya çalışanların da var olduğunu Beste’den öğrenmiş oldum.

- Yaptığın işin tam olarak adı nedir?

Biz ‘Plastik makyaj’ olarak biliyoruz fakat orijinal ismi ‘Special Effect Makeup’ yani ‘Özel efekt makyajı’. Bizim bildiğimiz makyaj sektöründen çok daha farklı bir hazırlık süreci, yöntemi ve uygulaması olan bir sanat alanı. Kozmetik makyaj sektöründen farklı olarak ciddi bir atölye çalışması ve malzeme bilgisi gerektiriyor.

- Sen nasıl başladın bu işe?

1991 İstanbul doğumluyum. Öğretmen bir ailenin kızı olarak yine İstanbul'da büyüdüm. Lisede güzel sanatlar hazırlık eğitimi aldım. Ardından üniversitede İç Mimarlık Bölümü okudum. Lise yıllarımdan beri çizim, maket, heykel gibi farklı alanlarda kendimi geliştirmeye çalıştım. Plastik makyaj hep yapmak istediğim ama bir türlü zaman ve fırsat bulamadığım bir alandı. Heykel ve çizimdeki bilgilerime güvenerek öğrenebileceğimi düşündüm ve yola çıktım. Hâlâ da kendimi geliştirmeye çabalıyorum. Bir süredir sinema ve televizyon sektörü içinde genellikle kısa film, reklam, fotoğraf ve klip çekimlerinde çalıştım. Şimdi de Köşk-ü Ammar filminin özel efekt makyajlarını yapıyorum.

- Kendini bu alanda geliştirmek isteyenler için Türkiye’deki eğitimler yeterli mi sence?

Ne yazık ki değil. Öncelikle bu işin akademik eğitimini alabileceğiniz bir kurum ya da bölüm bulunmuyor ülkemizde maalesef. Bazı üniversitelerin sahne-dekor ya da oyunculuk bölümlerine ders olarak veriliyor ama çok temel şekliyle. Eğitim veren kurumlar var fakat onlar da yine aynı şekilde çok temel düzeyde eğitim veriyor ve öncesinde mutlaka bir kozmetik makyaj deneyimi olması gerektiğini savunuyor. İşin bizim bildiğimiz kozmetik sektöründen bağımsız bir sanat işi olduğunun bilincinde olan kurum ya da kuruluşlar olmalı. Sanat geçmişi olan bu işi yapmak isteyen kalifiye sanatçılar yetiştirilmeli ve bence üniversitelerde de daha kapsamlı eğitimler verilmeli.

- Bu konuda kimleri takip ediyorsun, örnek alıyorsun?

İşlerini düzenli olarak takip ettiğim ve hayranlık duyduğum birçok sanatçı var. Mesela en başta Terminatör, Jurassic Park gibi filmlerde görsel efekt süpervizörlüğü ve makyaj sanatçılığı yapan Stan Winston'ı söyleyebilirim. Ve yine kendi okulunda sektöre sayısız sanatçı kazandırmış bir isim kendisi. Rick Baker, Berrie Gower, Mike Mekash gibi bir sürü büyük sanatçıyı Odd Studio, Rbfx, Proren Fx gibi de büyük makyaj stüdyolarının işlerini hayranlıkla takip ediyorum.

- Filmleri izlerken aslında nasıl yapıldığını biliyorsun ama yine de etkilenebiliyor musun?

Tabii ki. Hatta aslında güzel yapılmış bir işi izlemekten çok daha büyük keyif duyuyorum. Eğer etkilendiysem karakter tasarımını ve makyajını kim yapmış araştırıyorum. Backstage görüntülerini  bulup izliyorum. Sadece filmi beğenmekten öte makyaj işçiliğinin güzelliğine de hayran kalıyorum.

"MALZEMELERE ULAŞIM ÇOK ZOR! "

- Malzemelerinizi nasıl temin ediyorsunuz? Türkiye'de üretiliyor mu?

Malzemelerin neredeyse hiçbiri Türkiye'de üretilmiyor ne yazık ki. Hepsi ithal geliyor ve getiren sadece 1-2 firma var. Talep çok ciddi olmadığından da stoklar sürekli güncellenmiyor ya da çok ihtiyaç duyulan bazı ürünler hiç gelmiyor. Geldiğinde de ya dolar ya da euro kuru üzerinden geldiği için ciddi anlamda maliyetli oluyor. Bu yüzden yurt dışından sipariş veriyorum veya gidip gelen tanıdıklarımdan rica ediyorum. Eğer stoklarında istediğim ürünleri bulabilirsem buradaki firmalardan da satın alıyorum. İşin en keyifsiz kısmı da bu, malzemelere ulaşmak bizim için çok zor.

- Merdiven altı üretimler var mı? Bu tür malzemelere denk gelinirse cilde ciddi zararı olur. Senin kullandığın malzemelerde en fazla neler yaşanabilir?

Açıkçası hiç merdiven altı üretime denk gelmedim. Ürünler zaten kolayca taklit edilebilecek içeriğe sahip ürünler değiller. Ama bazı yerlerde çeşitli inşaat malzemeleriyle yüz kalıbı çıkarmaya çalışıldığını duydum ve çok şaşırdım. Cilde uyumluluğu belgelenmemiş hiçbir ürün cilde temas etmemeli. Malzemeler mutlaka sertifikalı ve bizler için bilindik markaların ürünleri olmalı. Hatta uygulama öncesinde de mutlaka uygulama yapılacak kişiye malzeme içeriği ve uygulama süreciyle ilgili bilgi verilmeli. Ben kullandığım ürünleri ciddi bir titizlikle seçmeye çalışıyorum. Bu sebeple standart bir kozmetik makyaj uygulamasında cilde ne kadar zarar verilebilirse benim yaptığım uygulamada da ancak o kadar verebilir.

- Bir makyaj ortalama ne kadar sürüyor? En uzun süren makyajın kaç saatti mesela?

Set ortamları her şeyin hızlı aktığı ve çabucak yetiştirilmeye çalışıldığı ortamlar oluyor genelde. O yüzden olabildiğince hızlı uygulama yapmak gerekiyor. Benim set içerisinde en fazla 1-2 saat makyaj yapmışlığım oldu. Bir de tabii genelde komple karakter tasarımı isteyen makyajlar değil de daha bölgesel kesik/yanık/yaralanma gibi işler geliyor sektör gereği. İstenen işin komplikeliğine göre uygulama süreci de farklılık gösterebiliyor. Mesela yabancı yapımlarda 6-7 saat süren makyaj uygulamaları olabiliyor.  

- Köşk-ü Ammar filmine nasıl dâhil oldun? Bu setteki deneyimini anlatabilir misin biraz? Çünkü makyajlar önemliydi ve sana da büyük iş düştü.

Daha evvel çalıştığım birinin önerisiyle yönetmenimiz Osman Moustafa ile tanıştık. Böylece ben de ekibe dâhil oldum. Her şeyden önce sette çok harika insanlarla tanışma fırsatı yakaladım. Oyuncu kadrosundan teknik ekibe kadar herkesle bir arada çalışmak çok keyifliydi benim için. Makyaj için de elimden gelenin en iyisini çıkarmaya çalıştım. Çekim esnasında gelen tepkiler oldukça iyiydi. O izlediğimizde tüyleri ürperten sahnelerin çekim esnasını görmek işin en keyifli kısmı. Bitmiş halini de izlemek için sabırsızlıkla bekliyorum.

"2 DAKİKA BOYA YOLLA! "

- Bu alana bakış açısı nasıl? Neler yaşıyorsun?

Bu sektöre adım atmaya başladığımdan beri bana en ilginç gelen o lay korku filmi içingörüştüğüm bir yönetmenin "Bana saatlerce makyaj yapacak biri lazım değil, öyle iki dakika boyayacak gönderecek biri lazım. Bir saat süren makyajla uğraşamam" demesiydi. Özellikle korku filmi gibi makyajın ve görsel efektin ciddi anlamda önemsenmesi gereken bir yapım içerisinde makyaja bu kadar basit yaklaşılmasına anlam verememiştim. Çalışmadık kendisiyle.

- Bunu söyleyen bir yönetmen… İnanılmaz gerçekten!

Bu işin eğitim ayağının biraz daha güçlenmesini ve bu konunun uzun bir atölye çalışması, çeşitli kalıp-döküm teknikleri gerektiren oldukça maliyetli bir sanat işi olduğunun anlaşılmasını çok isterim. Ayrıca da sektör içerisinde karakter tasarımı gerektiren işler olmasını ve o işlerde çalışmayı da çok istiyorum. Çünkü bizim sinema - televizyon sektörümüz bu anlamda biraz kısır ne yazık ki. Onun haricinde insanların işime bakışı genelde çok olumlu oluyor. Bu işi öğrenmek isteyen eğitim almak isteyen ya da nasıl yapıldığını merak eden bir sürü insanla tanışıyorum. Tanımadığım insanlar işimle ilgili beğenilerini ve güzel dileklerini dile getiriyor sık sık internet ortamında. Bu da çok mutluluk verici benim için.