Pınar Karahan

Yüzde 40 hiç kitap almıyor, yüzde 7’nin evinde bir tane bile kitap yok!

OKUYAY Platformu ve KONDA iş birliği ile Türkiye’nin okuma haritası çıkarıldı. 2008 yılında yapılan araştırmada Türkiye’nin % 30’u ‘Okuyorum ben’ derken bugün bu oran % 64’e çıkmış durumda. Ancak yine de bugüne kadar hiç kitap fuarına gitmeyenlerin oranı % 55, hiç kitap almayanların % 40 ve evinde bir tane bile kitap bulunmayanların % 7.

Sürekli ‘Okumuyoruz’ diyoruz ama bunun tam olarak ne ifade ettiği uzun zamandır ölçülmemişti. ‘Bu konuda tam olarak hangi noktadayız?’ sorusunun cevabını OKUYAY (Okuma Kültürünü Yaygınlaştırma Platformu) ile KONDA Araştırma ve Danışmanlık’ın gerçekleştirdiği Türkiye Okuma Kültürü Araştırması 2019’un sonuçları verdi. KONDA’nın 15 yaş üstü 2.929 kişiyle yüz yüze görüşerek gerçekleştirdiği raporun sonuçları oldukça ilginç. Öncelikle ankete katılan tüm bireyler verdikleri cevaplara göre belli kümelere ayrılmış. Böylece % 42.3’ü ‘Okuyanlar’, % 18.8’i ‘Okuyabilirler’, % 16.4’ü ‘Eskiden okuyanlar’ ve % 22.5’i ‘Okumayanlar’ kategorisinin içine girmiş. Yani yayınevlerinin radarına girmesi gereken potansiyel bir % 18.8’lik bir okuyucu kitlesi var.

Araştırmayla ilgili benim notlarımda öne çıkanlar şöyle:

2008 yılında yapılan benzer bir araştırmada Türkiye’nin % 30’u ‘Okuyorum’ derken, bu yıl yapılan araştırmada bu oran % 64. Kır, kent ve metropolde yaşayan, farklı eğitim ve çalışma grubunda bulunan her yaştaki hem kadın hem de erkekler geçen 11 yıla göre daha fazla kitap okuduğunu belirtiyor. Araştırmada ‘eğer bu bir iddia ise bile’ okuma kültürü lehine bir değişimin olması kazanç olarak görülüyor ki bence de öyle. ‘İnanç veya ders kitapları dışında basılı kitap okuyor musunuz?’ sorusuna % 38 ‘Hayır okumuyorum’, % 14 ‘Eskiden okurdum’, % 44.6’sı ise ‘Evet okuyorum’ cevabını veriyor. Okumaya karar verme aşamasında % 34 kitabın konusunun, % 26 arkadaş tavsiyesinin, % 16 türünün, % 14 yazarının, % 8 hakkında yazılanların, % 6’sı çok satanlar bölümünde olmasının, % 4’ü hakkında sosyal medyada paylaşılanların, % 3’ü fiyatının, % 2 kitabevi çalışanlarının tavsiyelerinin ve % 1’i de yayınevinin etkili olduğunu söylüyor. Yayınevi referansının sosyal medya paylaşımlarından bile düşük oluşu gerçekten yayınevlerimiz tarafından düşünülmesi gereken bir konu.

‘Kitap alışverişi için nereleri tercih ediyorsunuz?’ sorusuna ise % 28 küçük, bağımsız kitabevleri, % 24 D&R, Remzi gibi zincir mağazalar, % 18 internet satış siteleri, % 14 ikinci el satış yerleri, % 5 marketler ve % 1 havaalanı, otogar gibi yerlerdeki büfe tipi kitap/dergi satış noktalarını belirtiyorlar. Genel olarak bağımsız kitapçılardan alışveriş yapılıyor gibi görünse de sonuçlarda, aslında sık sık kitap alanlar daha çok zincir mağazaları ve internet sitelerini tercih ediyor. Katılımcıların % 40’ı hiçbir zaman kitap almadığını belirtirken, % 18’i yılda bir kez, % 17’si 6 ayda bir kez, % 20’si ayda bir kez ve % 4’ü haftada bir kez kitap aldığını söylüyor. Yani % 50’ye yakını yıl boyunca bir kitap almak için bile neredeyse çaba sarf etmiyor. Buna ihtiyaç da duymuyor. % 22’sinin kendine ait hiç kitabı yokken, % 7’sinin evinde bir tane bile kitap yok. Ankete katılan 2.929 kişiden 1.561’i (% 53) en son okuduğu kitabın ismini veriyor ve 1.000’den fazla çeşitli kitap ismi söyleniyor. Bu yüzden belli bir popüler yazardan ya da kitaptan söz edilemiyor. İsmi verilen kitapların % 30’unu kurgu oluştururken onu % 8 ile inanç kitapları ve sonra da diğerleri izliyor. % 42.3’lük ‘Okuyanlar’ grubunun keyif için ne okuduğu da sorulan sorulardan biri…

% 72 basılı kitaplar okuduğunu söylerken % 29 sosyal medyadaki yazıları okuduğunu söylüyor. Basılı gazete ve dergi okuyanların oranı % 19. % 13 ‘Okul veya iş dışında kitap okumanın bir gereği olduğunu düşünmüyorum’ diyor. Yani onlara göre kitap zorunlu bir neden varsa okunmalı. % 41 ise ‘Bir kitabı okurken beğenmezsem sonuna gelmeden bırakırım’ cevabını veriyor. % 53 ‘Kitap fiyatları çok yüksek’ derken, % 43 de ‘Bir kitabı almaya karar verdiysem fiyatına çok önem vermem’ diyor. ‘Okuyanlar’ aynı zamanda sosyal medyayı da yoğun bir şekilde kullanıyorlar. % 63 ile en çok Twitter kullanıcıları kitap okuyor. ‘Okuyanlar’ın % 29’u TV ve haber izlemiyor. % 29’u da izleyeceği zaman FOX TV’yi tercih ediyor. Katılımcıların % 72’si ‘Hiçbir zaman’ dijital ekrandan kitap okumadığını ifade ediyor. % 55 bugüne kadar hiç kitap fuarına gitmemiş. Türkiye genelinin % 35’i ailesinin kendisine çocukken kitap aldığını belirtirken bu oran ‘Okuyanlar’da % 52’ye çıkıyor. Bu tabloya göre ailesi kitap alan kişilerin kitap okuma olasılığı ciddi oranda artıyor. Araştırmada en çok öğrencilerin kitap okuduğu, aileden destek alanlarda okuma oranının arttığı ve genç ebeveynlerin bu konuda daha bilinçli olduğu belirtiliyor. Diğer bir önemli nokta ise dünyada gençlerin sosyal medya kullanımları arttıkça okuma oranı düşüyor ancak Türkiye’de sosyal medyayı yoğun kullanan gençlerin okuması da artıyor. Bu ciddi bir toplumsal avantaj olarak görülüyor. Ne diyelim, avantajımız bol olsun…

twitter takip